Başka dünyanın çocukları

Gözlerindeki en belirgin duygu, umut ve tutku…

Heyecanla konuştukları projelerin bir gün dünyayı değiştireceklerdir.

Tutkuyla sarılmışlar çocuklara ve aşkla anlatıyorlar…

Türkiye’den, Azerbaycan’dan, Pakistan’dan, Özbekistan’dan… Ülkeleri, milletleri farklı olsa da hepsi birbirinin kopyası sanki.

Genç, iyi eğitimli, zeki, özgüvenli, sevimli ve tutkulu…

Mustafa Haluk Yılmaz, bir şehirdeki ışık sistemleri için geliştirdiği projeyle %60 tasarruf sağlayarak büyük bir devrim yapmak istiyor. Öylesine kendine güvenli ki, Oracle’a kafa tutuyor ve kendi uzay uydusunun ön işletimini sürdürdü.

Vasıf Memedov geliştirdiği bir uygulamayla Karabağ’daki mayınlı alanlarda nasıl kontrol edilebileceğini korumaktadır. Bunu tüm dünyada mayınlı araziler için kullanmak istiyor.

Özgür Bayraktar, Türki Cumhuriyetler arasında Swift kullanarak çok hızlı para transferini ortadan kaldıran bir finans teknolojisi geliştirmiş. Adını da “Turan” koydu.

Çoğunda milli bilinç çok güçlü. Ülkeleri için yapmak istedikleri şeyleri elde etmek için karşılaşacakları “perişan” vereceklerdir.

Mustafa gözüne Oracle’ı kestirmiş, Özgür Amerikan finans tekelini…

Çok esprili ve rahatlar.

Bazen konuşma dillerini anlamakta zorluk çekebilirsiniz. “Fintek” dediklerinde Finans Teknolojisi faaliyetinde çalıştırmalısınız.

Kartvizit istediğinizde cep telefonundan bir kare kod gösteriyor. Siz onu bir yere okutunca tüm bilgileri kendi kendine saklamış oluyorsunuz. Baktılar okutamıyorsunuz kare kodu, “abi sen cep telefonu ver” diyor!

Hepsine destek arıyor.

Bakü’de topluluklar bu çocuklar StartUp projesi olan başarıları arasında en iyi şansları. İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu ve Azerbaycan hükümetinin masraflarını karşılamış ve burada bulunanlarla buluşturmuş.

Ancak buraya gelemeyen on binlerce böyle genç var. Hepsi tutkuyla, heyecanla proje inşa ediyor ve bir gün dünyayı değiştirmek istiyor.

Lakin onları tutacak, ellerinden tutacak, avcılara yatırım yapacak birini bulamıyorlar maalesef.

Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya gibi ülkeler, yoğun nüfus içinde yüksek sunucu olan milyonlarca gence sahipler. Bu öğrencilere bir çıkış yolu aramak sürekli. Ancak ne bir eko sistemleri var odalarda, ne de onları anlayacak.

Türkiye yine de en iyi durumda olan İslam ülkesi.

Ancak biz de batılı ülkelerle karşılaştırdığımızda durumumuz pek iç açıcı değil.

Genç nüfusumuz içinde Mustafa gibi, Özgür gibi binlerce girişimci var. Ellerindeki bilgisayarlarda, onu gözlemleyen yatırımcıya heyecanla projelerini anlatıyorlar.

Ne yazık ki çoğu hayallerini gerçekleştiremiyor.

O zaman gözlerindeki umut ve tutku sönüyor işte…

Bu çocuklarla kendi gençlik yıllarım geldi.

Bilgisayarım proje mezarlığıdır adeta.

Belgeselci alışkanlığı olsa gerek, hiçbir belgeyi da atmam. Bu yazıyı yazdığım bilgisayarda 25 yıldır hazırladığım projeler hala duruyor.

İnternetin olmadığı zamanlarda kitap, gazete, dergi, gazete taslakları hazırlamışım. İnternet hayatımıza girince dijital gazete, dijital ajans, yeni nesil TV, sosyal medya platformu…

Düşünce yuvasından, bağımsız gazetecileri birleştirecek organizasyonlara kadar, onlarca farklı proje üretmişim.

Ben de bu çocuklar gibi umut ve tutkuyla çok proje anlattım önerilera… Benim de ilkelerimin çoğu hayata geçemedi…

Neyse ki TBMM’de ve Anadolu Ajansı’nda hayallerimin bir kısmını hayata geçirme imkanım oldu da, ruhum biraz tatmin oldu.

Bu nedenle olsa gerek, bu çocukları çok sevdim. Bu yüzden onları iyi anlıyorum galiba.

Baba parası yemektense, boş vakit geçirip eğlenmektense bir hayalin peşinde koşuyorlar…

Ve yılmadan, yorulmadan yapıyorlar bunu.

Başka dünyanın çocukları bunlar.

Hamileleri anlayacak, destek olacaklar, gönüller arıyorlar.

Leave a Comment