Bayındır’a kapama, Medical Park’a sükut

Bir süre önce Bayındır Hastaneleri’nden yaşlı bir kadının eziyet görüntüsü sosyal medyaya sızdırılmıştı.

İki hastane çalışanı, yaşlı kadınla dalga geçiyor, hastayı küçük düşürücü hareketlerde bulunuyorlardı.

Tepki görünüşte çok büyük oldu.

Sağlık Bakanlığı ve anında çok sert açıklamaları.

Daha soruşturmanın tamamlanmasından, ne olduğu dahi anlaşılmadan hastanenin kapatılacağı, ruhsatının iptali kararlaştırıldı.

Kimse de fazla bir şey demedi,

Diyemedim.

Ama Allah’ın ikramına bakın ki, şimdi benzer ve hatta belki daha iyi görüntüler bir başka hastaneden geldi.

Bu kez hastanenin adı Medical Park. O da Bayındır gibi bir hastane zinciri.

Burada da iki hasta bakıcı bir yoğun bakım hastasına eziyet ediyor.

Ama tepkiler daha farklı.

Sağlık Bakanlığı’nda kapamadan falan söz eden yok.

Bu kez daha önce sadece açılan soruşturma kapsamında inceleme.

Doğru olan bu ama nedenyse Bayındır’a acil kapama kararı, Medical Park’a farklı uygulama.

devam eden şikayet şikayetine yanıt verilen bir de takipsizlik kararı var yargıda…

Niyet etmek mi?

Çok belli.

Çünkü Bayındır Hastanesi iktidara yakın birine ait değil.

Medical Park ise iktidara oldukça yakın görünen bir hastane.

Adaletsizliğin ve Türkiye’deki “Hak” anlayışının aynası bir durum.

Dünya Kupası Katar’da başlıyor.

Katar’ın bu kupayı nasıl aldığına ilişkin suçlamaların arasında…

Netflix’deki FIFA belgeseli de bu suçlamaların üzerine tuz biber ekiyor.

Doğru.

FIFA uzunca bir süre boyunca bir rezillik ama genel olarak spor dünyasında durum bu.

Paranın çok olduğu ve değerlerin belirsiz olduğu yerde eğer büyük bir ekonomi de varsa yolsuzluk gider.

Katar’ın bu kupayı rüşvetle ya da rüşvet benzeri yatırımlarla aldığı aşıkar da, başka yerler temiz mi!

Örneğin Tokyo’nun olimpiyat oyunlarını İstanbul’un elinden kusursuz bir şekilde aldığı mı geçiyor?

Bence düşünmeyin.

Dev veri, milyarlarca sponsorluklar söz konusu olunca spor da temiz olamıyor ne yazık ki!

Bu yüzden en iyi sahaya bakmak, sporcuları izlemek.

Ben öyle yapacağım.

Çeşitli televizyonlardan arkadaşlar kulübü, Dünya Kupası ile oynamayacakları, favorilerimi tahminler.

Vallahi düşünceler çok hakim değilim.

Ama favorilerim doğal var.

Bunlar sırasıyla Brezilya, artık bir başarı elde etmeyi bekleyen çok ama çok beklentim Belçika, ilk kez takımına geldiği gözlemlediğim Arjantin, Ronaldo’nun Portekiz’i ve Fransa’ya rağmen tüm eksiklerine.

Yanılırsam da yanılırım.

Ayıp değil ya!

Kabahati karşıda aramakla yetinmediğimiz zaman.

Suriye’nin kuzeyine ve Irak’ın kuzeyine hava harekatı yapmışız yine.

Yapalım yapmasına da.

Müttefikimiz, dostumuz, F-35’leri bırak, yaşlı düşme F-16’ları bile veren ve bu eski uçakları veren diye kapıyı aşındırdığımız Amerika Birleşik Devletleri, bizim hava harekatından 1 gün önce açık bir şekilde vatandaşlarını uyardı.

Dedi ki, “Ey Vatandaşlarım, Türkiye, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyine bir hava harekatı yapmayı planlıyorlar. Bu kalman uzak durun.”

ABD’ye göre bu uyarı ile Suriye’nin ve Irak’ın anakarasındaki yoğun Amerikalı kitleyi mu korumayı amaçlamıştı!

ABD’nin bu uyarısından sonra acaba bölgedeki terör unsurlarını “Biz Amerikalı değiliz” diyerek yerlerinde oturmaya devam mı etmiş!

Yoksa onlar da araziye uyum mu üretiyoruz?

Teröristler bu kadar salak olabilir mi!

Biz bu kadar salak mıyız!

Geçen gün dedim ya, “İyi zamandan bahsetmek istiyorum” diye, yine size iyi bir şey anlatayım.

Evet memlekette iyiye giden pek fazla şey yok ama yine de bazı kişiler ya da kurumlar, insanüstü bir gayretle, umut verici işler yapmaya çalışıyorlar.

Bu çok az sayıdaki iş herkese moral veriyor, umut veriyor ve gurur veriyor.

Bunlar en başında TAİ’nin ve Bayraktar’ın savunma sanayiindeki işleri, yine aynı işletmede Yonca Onuk’un yaptığı, Aselsan’ın, Havelsan’ın, Roketsan’ın kimi üretimleri geliyor. Bunlar 40 yıllık çabanın, yatırımın sonuçları.

Tabii son günlerde bunlara bir de Togg’un seri üretime dahil edildi.

Herkes “Yerli ve milli otomobilimiz” diye Togg’la keyifleniyor.

Ancak yollarda yerli ve milli başka araçlarda, başka markalar da dolaşıyor.

Üstelik de sadece Türkiye yollarında değil.

Dünya yollarında.

Bu markalardan biri ve uluslararası alanda birincisi Temsa.

Yıllık 10 bin üretim kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük otobüs içeriğinden biri ve Otokar ile birlikte yerli ve milli iki markasından biri iken, bir anda zor günler geçirmeye başladı ve yükseliş noktasına geldi.

Türkiye’yi olumsuz yönde etkileyen bir durumdu.

Çünkü Temsa, emeği ve yatırımı idi.

Türkiye’de yüzde 30, ABD’de şehirlerarası otobüs yolculuğu yüzde 18, Fransa’da turizm araçları ile yüzde 6’lık pazar payına sahip ve pek çok ülkede Türk markası olarak satılan bir marka idi.

Yok olması yazık olacak.

Neyse ki, marka toparlandı, Sabancı grubu yanlıştan döndü.

Şimdi ise elektrikli otobüs üretimine geçti.

Türkiye’nin 2040 yılında tüm ağır vasıta satışlarının sıfır emisyonlu gideceği vaadine paralel 4 ayrı elektrikli modelin üretimine başladılar.

İlk elektrikli otobüslerini İsveç’in Öckerö Adası’na satmışlar.

Daha sonra Skoda ile yaptıkları ortaklık ile Skoda logolu otobüsler üreterek bunları da Prag Belediyesi’ne teslim etmişler.

ABD için özel olarak üretilen TS45E modeli elektrikli otobüs bir kullanımda Silikon Vadisi’nde ve California’nın diğer bileşenleri test kullanımında.

İspanya’nın Mircua elektrikli bir Temsa hizmet veriyor.

Fransa, Sırbistan, Romanya ve Litvanya ile yaptıkları anlaşmalar ile bu maliyeti de elektrikli şehir içi toplu taşıma amaçlı otobüsleri üretmeye başlıyorlar.

Türkiye’de de Samsun Belediyesi ile anlaşmaları gereği yüzde 100 yerli elektrikli otobüs belediyenin durumuna uygun olarak geliştiriyorlar.

Ve Temsa’nın bu işteki çözüm ortağı da yerli ve milli Aselsan.

Tüm bunları “Yahu bu Temsa ne oldu acaba?” diye araştırınca, soruşturunca okuyun.

Otokar’ın da benzer bir girişimin içinde olduğunu, şartlarını.

Onu da yazarım bir ara.

Yani anlayacağınız, Türkiye’de yerli ve milli araç deyince aklınıza sadece Togg gelişin.

Bu alanda başka öncüler de var ve onlar ihracata açıklarını görme bile.

Üstelik işin içine siyasete karışmadığı için çok daha rahat ilerliyorlar.

Leave a Comment