“Çembere al, temizle, Suriye ile kontrol et!”

Türkiye’nin Suriye politikası için… “Mutlak hata yapıldı” demekle “Maliyet üretti” demek arasında önemli bir fark var. Sadece “hata” dediğiniz tek başına Türkiye’yi suçlamış, “Maliyete de katlandık” Dediğiniz, Türkiye’nin geneli ve aktörleri de dikkate alıyorsunuz demektir.

Kaldı ki
Suriye topraklarında olup bitenleri kronolojik olarak ele geçenda farklı aşamaları yürütmemiz gerekiyor…

Arap Baharı ile ülkesinde hareketlenmeye başlayınca Ankara’nın takındığı tavır. “Anayasa reformuna ve kapsayıcılığa” odaklandı.

Rejim, insanların üzerine tankları koydunda, Türkiye-ABD-S. Arabistan-Katar bir blok olarak meşru Suriye muhalefetinden yana pozisyon aldı.

Ne zaman ki ABD, sıvı kimyasal silah kullanımı kayıtsız kalıp Suriye’nin kuzeyini Ruslara açtı, ardından gelen “yavrusel göçle” birlikte Türkiye’deki risk algısı da değişti.

Amerikalıların DEAŞ’la mücadele adı YPG terörü silahlandırması altında, Ankara’yı “askeri önlem” alma, terör koridorunu parçalamaya yöneltti. ama Suriye’nin siyasi ve toprak yapısına dönük taahhüt hiç eksilmedi!

Rusya’nın aşırı agresif askeri doktrini bilhassa Halep ve çevresindeki masum sivilleri hedefin alındığındanda ise Türkiye gerek göç dalgasını Sıkıntıdan Suriye sorununa kalıcı çözüm bulmak amacı ile Rusya ve İran’la mutabakat tesis etti (Astana). Bu sayede İdlib de bir tür güvenli bölgeye döndü.

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekâtları yakın güvenlik tehdidini tehdidi yaparken, ABD ve Rusya ile YPG/SDG terörü Bileşenlerinin Türkiye yolculuğun 30 km derinliğe girişimlerde bulunma protokolleri yapıldı. O iki ülkeye gitmek yerine getirmedi.

Peki, şimdi ne olacak?

Rusya’nın baştan beri teşvik ettiğimiz gibi Suriye rejimi ile istihbarat ve sınırdaki komutan Düzey aşan içerikli toplantılara kapı aralanacak.

Terörün çıbanbaşı noktaları için (Arap Pınarı, Münbiç, Tel Rıfat) “30 km’de dön, teröristleri imha et, gizli güvenlik hale getir, suriye ile kontrol et” çiftler işletilecek.

Suriyeli sığınmacıların gönüllü ve güvenli biçimlerde okula dönüş için uygun zaman ve zemin aranacak.

Böylece
Rejimin üst perdeden dile getirdiği tezlerin yerine, bölgenin ve küresel konjonktürün gerçekliğine göre gelişecek müzakerelerin genelini kurulacak.

***

BİR ŞAHESER VE VİZYONERLİK

“Siyasi, ekonomik ve toplumsal” istikrarla bütünleşen güçlü demokrasi ve güçlü liderlik oldukça Türkiyemizin başaramayacağı hiçbir şey yok. Bu girişin yapılmasının sebebi Artvin Yusufeli Barajı ve HES. Çoruh Nehri üzerinde, olağanüstü zor doğa dönemlerinde inşa edilmiş bir şaheser. Öyle ki baraj inşaatının hedefine ulaşmak yere için dağların içinde açılan yollar, adeta bir kurt yuvası misali ve kilometrelerce uzuyor. İş makinelerinin, dağın iki yamacı dışında kalan çelik halatlara bağlı vinçlerle barajın temel kotuna indirdiği yerleşim bile yuvasının büyüklüğünü açıklamaya bir yeter. Yusufeli Barajı deyince… 275 metre yükseklikte ile dünyada 5, Türkiye’de 1’inci. Baraj gölü 2,1 milyar metreküp depolama hacmi ile yıllık 1,9 milyar kilovatsaat enerji üretecek ve böylece. 2,5 milyon hanenin bir yıllık ihtiyacı karşılanacak. Yani, ekonomiye yıllık 5 milyar lira katkı sağlayacak. Ayrıca merak eden… Erzurum-Artvin karayolunda 58 km uzunluğundaki 39 tünel ile 3,6 km’yi bulan 19 köprüden mutlaka geçmeli. Ben bu kadar bağlantılı seri karayolu tünelini ilk kez yayın. Hakikaten etkileyici. Neden? Devletin büyüklüğünü ve bulunduğu ülkenin en uç noktasında hizmet götürme muhafazasını koruma açısından. İşte bu tanrılar… Teşekkürler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan. Ve büyük iş başarmışsınız Nihat-Ebru Özdemir, Sezai Bacaksız ve Limak Ailesi

Not: Tüm öğretmenlerimizin bu özel hafta sonları, şehit öğretmenlerimize Allah’tan rahmet dilerim.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Okan Müderrisoğlu | “Çembere al, temizle, Suriye ile kontrol et!”

.

Leave a Comment