Deniz Pulaş: Merve ‘Mahkemeye veririm’ dedi anılarımı yazamadım

class=”medyanet-inline-adv”>

80’lerden 90’lara geçişte podyumlar hiç olmadığı kadar güçlüydü. Mankenlik bir sektör haline gelmiş, birbirinden önemli modeller, süsleyenlerin kıyafetlerini tanıtıyordu. O dönem dikkat çekici isimlerinden biri de Deniz Pulaş’tı.

Deniz Pulaş: Merve 'Mahkemeye veririm' dedi anılarımı yazamadım

Pulaş, voleyboldan mankenliğe geçişini şöyle anlatıyor:

“1967’de Almanya’da doğdum. Babam denizci, annem ev hanımıydı. 9 sonunda tek kelime Türkçe bilmeden İstanbul’a geldi. Burada Türkçe bilmeden okula başladım. O dönemdeki sınıf kullanıcılarını erkekleri kullanmak için düşünmüşler. Kısacık kıyafetlerim vardı, annemin kestiğinden. Suadiye Lisesi’nde okurken boyum uzun zamanlardan itibaren voleybol oynamaya başladı. Boyum 1.78’di ve profesyonel takıma kadar yükseldim.

class=”medyanet-inline-adv”>

Voleybola giderken Başak Gürsoy‘un mankenlik seçmesi okuduğunu. Arkadaşlarım katılmam gerektiğini söyledi. İkinci elemeyi ateşlemeden sonra fotoğraf çekiminden kaçtım. Çünkü çekimler için gece elbiseleri ve karmaşık kıyafetleri getirmem istendi. Benim de öyle elbisem yoktu. Hep eşofman ve spor ayakkabılarım vardı. Çekime katılmadım. Top peşinde koşturan, spor akademisini kazanan bir kızdım.”

Deniz Pulaş: Merve 'Mahkemeye veririm' dedi anılarımı yazamadım

Pulaş’ın hayatına katıldığı güzellik yarışmasıyla değişiyor:

“1989’da güzellik yarışmasına katıldım. İlk 3’e giremedim ama ‘dostluk güzeli’ seçtim. O yarışmanın birincisi de Uğur Dündar’ın eşi Yasemin Baradan oldu. Bazen Flash Model diye bir ajans vardı. Merve İldeniz‘in de olduğu ikinci önemli ajanstı. Başak Gürsoy’a tekrar gitmek yüzüm tutmadığından oraya dahil oldum. ‘Voleybolcu manken’ olarak basında haberler yapıldı. Üç sene boş oturdum ajansta. Saçım sarı değildi ve o dönem mankenlerine göre çok zayıftım. En yakın arkadaşım Münir Özkul’un kızı Güner Özkul‘Sen saçını sarıya boyatsana’ dedi. Sarı ile şansım değişti. Bir anda Avrupai bir manken oldum. Vakko, Beymen kadrosunda çalışmayımı istedi. Zaman içinde kazanılan deneyim ve kalıntı ayakkabıyla bütün apartman merdivenlerini inip çıkış antrenmanı yaparak nasıl yürümem gerektiğini yaşıyor.”

Deniz Pulaş: Merve 'Mahkemeye veririm' dedi anılarımı yazamadım

class=”medyanet-inline-adv”>

Yıldırım Mayruk en beğendiğim modacıydı

Deniz Pulaş, tasarımlarını en çok sevilen modacıları şöyle dile getiriyor:

“Yıldırım Mayruk, onu her zaman tek geçerim. Vural Gökçaylı ile de uzun yıllar denedik. Vakko’nun çok güzel defileleri olurdu. Bir ara podyumda dans modası vardı. Danslar öğrenin, gerçi Çağla’ya (Şıkel) baka baka öğrenin.”

Pulaş, “Mesleğinizi yurt dışına sığınmak istediniz mi?” soruya şu soruları veriyor:

“Ebru Ürün, Paris’e gittiğinde ben de orada bir fuara katılmıştım. O zaman 25 yaşındaydım ve Paris’te denemek için yaşımın geçtiğini söylemişlerdi. Çok fazla kurcalamadım. Biraz daha genç yaşta Nina Ricci defilesinden teklif geldi. Gidecektim ama daha önce Beymen’e söz vermeyi kabul etmedim. Sürekli çalıştığım firmaları iptal edemezdim. Ama pişman değilim. Şimdi genç model olsam yine burada olacağım. Belki 20’li yaşların başı olasılığını denemeyi deneyebilirim. Olgunlaştıktan sonra burada kalmanın daha iyi olduğunu düşündüm.”
Kötü bir şey yazarsan mahkemeye veririm seni

class=”medyanet-inline-adv”>

Bir ara mankenlik anılarımı yazmak istedim. Merve İldeniz, ‘Hepsini benim okumam gerek. Kötü bir şey yazarsan mahkemeye veririm seni’ dedi. Yapardı, gözetleyemedim. Onu hep sevgiyle notlarım ve anılarım toplantısı o var. O proje suya düştü.

Deniz Pulaş: Merve 'Mahkemeye veririm' dedi anılarımı yazamadım

Mankenliğin popülaritesi kayboldu

Deniz Pulaş, mankenlik eşyalar 90’ların çok önemli olduğunu söylüyor:

“90’ların verdiğin en güzel zamanlarıydı. Başak Gürsoy’da çalışmaya başlayan ve o dönemin en önemli modelleri de oradaydı. Dünyada ilk 5 vardı: Cindy Crawford, Kate Moss, Naomi Campbell, Claudia Schiffer, Linda Evangelista. Türkiye’de de bizler vardık. O dönemde çok ünlüydük. Bütün dergi programlarında defile haberleri veriyorlardı. Ben, Sibel Tan, Begüm Özbek, Esin Moralıoğlu, Merve İldeniz işe işe koştuk. Meşhur olduk. Onu da biz istemekten. İşlerin haberi yapıldıkça popüler olduk. Eskiden elinden tutma oyununun manken olmasını isteyenler, şimdi dizi setlerini tercih ediyor. Ne yazık ki uzunca bir ömür boyu insanın popülaritesi kayboldu.”

Deniz Pulaş: Merve 'Mahkemeye veririm' dedi anılarımı yazamadım

Pulaş, “O dönem modelleri fizikleri dışında da kültürel olarak da önden yönlendiriyor” sorusuna şu soruyu veriyor:

class=”medyanet-inline-adv”>

“Bizim güzelliğin peşinden koşmadık. Fiziken dikkat ettik. Öyle çok gece koridorları. Çünkü onun günü iş vardı. Bugün ünlüsün bütün gazeteler senden bahsediyor, ama yarın ne zaman dünkü haberin. Onun için çok havaya girmeyeden eğlenmeye eğlenmeye çalıştık.”

2 tiyatro oyununda birden fazla oynuyorum

Deniz Pulaş 30’lu yaşlarında tiyatrosuna sahne geçiş yapıyor:

“Yaş 30’u geçişinde 2000’lerde Yosi Mizrahi ile tanıştım. Hiç oyunculuk yapmaktan alıkoydum. Hakan Bilgin, Uğur Uludağ ve Yosi yanıma geldiklerini, buluşmak istediklerini söyledi. 3. Türden Yakın İlişkiler’ adlı oyun uzaylıyı canlandırdım. Eşsiz insanlar yetenekli eğlenerek oynadım. Beni çok eleştiren olur diye düşündüm. 2003’te yatağına hamile kalınca oyundan ayrıldım. Sonra tekrar ‘Tanrım Beni Baştan Yarat’ oyununa dahil oldum.”

Deniz Pulaş: Merve 'Mahkemeye veririm' dedi anılarımı yazamadım

class=”medyanet-inline-adv”>

55 yaşındaki Deniz Pulaş, şimdi İstanbul’da yaşıyor ve 2. oyuna sahneye çıkıyor:

“Pandemiden sonra tiyatroda yine olmak istedim. Asla kendime oyuncu demem. Sadece bana verilen görevi yaptım. ‘Buyur Burdan Kaç’ ve ‘Süt Kardeşler’ oynuyorum. ‘Süt Kardeşler’den Emine Ün toplantısında, onun yerine geçtim. Dizilerde ise hiç oynamadım. Herhalde televizyon genç yüzleri tercih ediyor, bana sıra gelmedi. Enerjim var, yaşım da var ama çalışmam lazım. Podyum, genç yüzleri seviyor. Tiyatroda öyle bir şey yok. Sahnede ağaç ol desinler seve seve olurum. Mankenlik dersleri de vermek.”

Eldiven nasıl çıkarılır
Semra Tınaz, eldiveni nasıl giydiğini bize. Serçe parmaktan başlarsın sonra yüzük parmağı ve orta parmağından çekiştirerek ortaya çıkarırsın. Eldiveni ele geçirdikten sonra maydanoz demeti gibi değil parmaklar aşağıya bakacak şekilde tutarsın. Şimdi işler daha kolay. Bizim dönemimizde çok daha katıydı.

60 kişilik manken grubu
Çok iyi dostluklarımız oldu bütün manken arkadaşlarla. Geçen zaman içinde maalesef kayıplar için yuva yıllar sonra yeniden bulduk. 60 kişilik bir WhatsApp grubumuz var. Kenan İmirzalıoğlu’ndan Begüm Özbek’e kadar herkes o grup. Her sabah ‘Günaydın’ diye başlarsınız. Gece yatmadan önce rahmetli arkadaşımız Sertaç Boztepe için kırmızı kalpler atıyoruz. Herkes birbirinden haberdar, onları artık arkadaş olmaya başladı.

Deniz Pulaş: Merve 'Mahkemeye veririm' dedi anılarımı yazamadım

Kızım müzikal tiyatro okuyor
Kızım Nehir şu an devlet konservatuvarında müzikal tiyatro okuyor. Çocukluğundan beri baleye gitmek şarkı söylüyordu. Babaannesi de konservatuvar piyano mezunu. Podyum için biraz boyu daha kısa. Müzikal konularda başarılı olabilirler. En oğlu Yıldırım Mayruk’un jübile defilesinde beraberinde podyuma çıktık.

.

Leave a Comment