Erkekti kadın oldu, şimdi yeniden erkek olmak istiyor – makale

Daha tuhaf bir dönüştürme öyküsünü duymadım İngiliz sosyal medya fenomeni Oli London’ınki kadar.
Durun en temelde başlayayım, pandemiyle birlikte o güneşle dek ilgilenmediğim konuları cincik cinciklemeye, görüşsem yolunu değiştireceğim çocuklarıi takip etmeye başladı.

“Iıyyy bu ne böyle, çık çık cinler çık çık” deyip de ürktüğüm bu insanları bir süre sonra diziyi izleyenler gibi izlediler. Tuhaflığın ve hatta berbatlığın ve dahi rezilliğin bile çekici bir yanı var, kaptırdım işte kendimi.
Bir baktım Oli London diye bir şahsiyetle yatıp kalkıyorum.

Şahıs söylüyor çünkü açıklamayı mümkün olmayan bir şekilde değişkenler cinsiyetle anılmak istemeyen bir grup insan, “bize kız, erkek, kadın, delikanlı falan” demeyin diye yırtıyor.

İzahı sınırlamaları demiştim, birinden bahsederken kız/kadın demeyeceğiz, nasıl tanımlayacağız peki? Canım Türkçemde pek sorun yaratmıyor, “o/şu/bu” der durumuz, başka dillerde “he/she/lui/leie/ella” demek lazım tanımı yaparken, dünyada başka dert kalmamış gibi bir sorun yumağı Oluşturmuşlar.

O zaman sizden “kedi olabilirsiniz, asla bir civciv de değilsiniz” diyerek de bahsedebilirim öfkeli canlarım, ne düşünüyor?

“Piştt” demek de bir çözüm, “bana kadın deme, erkek de deme, insan hiç deme balıkları aşağılıyorsun, canlı da deme çok ayıp” diye kafayı yiyen tayfaya “pişşt” diyeceğim bundan böyle.

Oli Londra

Aman şükürler olsun, ben onları anlamıyorum, onlar da beni anlamayacak, Oli London’a devam ediyorum. Bu nesneceğiz, İngiliz bir erkekti. Zaman içinde kendini Güney Koreli bir kadın olarak görmek istediği, sizin deyin yirmi ben diyeyim kırk operasyon başardı, denenmiş o ki milyonlarca sterlin tuttu. Sadece kadın olmak istemedik, Koreli kadın olmak istedik, çıtayı yükseltti yani.

Yine de garipsemeyin, Koreli bir kadın olmak isterken Kızılderili bir şahin de kuruluşdi.
Bu doğan duanın şahin olmak isteyen vatandaş, rekonstrüktif cerrahide çığır açtı bitmek bilmeyen nesillerle.
Sıkı durun, ağzını burnunu kulaklarını çenesini yaptırdığı yetmemiş gibi, çok afedersiniz şeyini de yaptırdı! Nasıl yaptırdı diye soracaksınız şu an bilgi, küçülttü! Efendim neymiş, Koreli tablolar ortalama şey uzunluğu 9 santimmiş, bizimkininki büyükmüş de küçültmesi gerekiyormuş. Belden yukarısını Koreli kadın, belden aşağısını Koreli erkek yapan bu çatlağa kimse dur yahu delirdin mi, diye sormadı!

Bu bireyler kadar onları izleyen, toplayan, alkışlayan, eğlenen insanların zekasından da göstermeye şüphe gösteriyorum. Bu çıkışları para kazanan ve ne idüğü belirsiz bir sektör yönlendirme sistemi söyleyecek sözüm yok. Bolca küfür ve beddua yollamaktan başka bir şey olmaz.

Oli Londra

Güney Koreli pop şarkıcısı Jimin’e olan hayranlığından sebep bu deliriumun içine giren Oli London, nasıl olduysa girdaptan kendini kurtardı. Bir zamanlar yeniden İngiliz bir erkek olabilmek için yırtıyor; canlı yayınlara katılıp içinde sürükleyici olduğu birçokaklıkları paylaşıyor. Örnek alınmak istemediğini söylüyor, ne kadar acı çektiğini anlatıyor. Medyayı çalıştırıyor, LGBT bireylerini olanların yükü hoş karşılanmasının bu duruma sebep olduğundan. En çok da çocukları koruma gereksinimlerinin koruyucusu çiziyor.
Çocuklara cinsiyet değiştirmenin, etek giymenin, isterlerse erkek olabileceklerinin anlatıldığı ve bunun normalleştirildiği bir dünyada yaşama, artık cinsiyetsiz tuvaletler moda, kadınlar tek derdi “kız mı olsam erkek mi”den oluşuyor.

O yüzden aslına bakın Oli’nin anlattıklarını çok önemsiyorum, pek çok kanalda, haber bülteninde, canlı yayında denk geldi, hata diyor da başka bir şey demiyor, çekik gözlü ingilişim benim…
32 yaşındaki Oliciğim artık trans bir şey olmadığını ve bir erkek gibi yaşayacağını anlatadursun, bir şey söylemeden kapatacağım bugünkü yazımı. Geçen hafta da evli futbolcular hakkında bir yazı yazmıştım, öfkesini bastıramayan ve onun eşyalarını sorumlusu olarak beni gören baldan tatlı okuyucum için açıklama yapmak isterim. Zira onlarca e-posta aldım, “İstiklal’de bomba patladı, sen eşcinselleri yazıyorsun, hiç mi umurunda değil” içerikli.

Sürekli şakaya vuruyorum işi, sürekli alttan alıp görmezden geliyorum ama o e-postaları döşenenlere, hakaret edenlere anne terliği fırlatmak istiyorum, tüm gücümle, Allah yarattı demeden.
Beni ikamette bulunmak, mahkemeler falan kesilmeyecek, haberiniz olsun…
Umurumda değil ha? Sizi hadsizler… Sizi içimizdeki Güney Koreliler…

Elif Aktuğ

odatv.com

Leave a Comment