Futbolla gurur duyulması gereken bir gün | Uğur MELEK

class=”medyanet-inline-adv”>

8 Haziran 1990 akşamı Kamerunlu Omam-Biyik, Arjantinli Batista’dan yarım metre yukarıya sıçrayarak o tarihi kafayı vurduğunda 10 yaşındaydım. Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nde yatılı okuyordum ve bir yandan Dünya Kupası’nı TV’den takip ederken bir yandan da bir gün bu turnuvayı seyrederken hayalleri kuruyordum.

MUAZZAM BİR SAYGI DURUŞU

Hayat bana iyi takımlar, iki Dünya Kupası takibini yürüttü. Zidane’ın huzuruna, Messi’nin tanıklığına şahitlik yapıldı. Ve dün neredeyse o anlar kadar önemli bir 30 saniye Katar’da yaşandı. İranlı futbolcular, Ahlak Polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra yaşama veda eden Mahsa Amini ve hayatını kaybeden tüm yurttaşlarının hatırasına muazzam bir saygı gösterisinde bulundular. Bir Dünya Kupası maçında ulusal marşlarını söylemeyi reddetmeler. Önceki günkü basın toplantısında da memleketinde hayatını kaybedenlerin acısını paylaşan kaptan Hacısafi başta olmak üzere tüm İranlı futbolculara bütün borcu borcu var.

class=”medyanet-inline-adv”>

AYRIMCILIĞA TEPKİ GÖSTERDİLER

2020’de George Floyd’un ölümünden beri her yarışmada ayrımcılığa karşı tepki İngilizleri gösterenler de bu sorumluluktan vazgeçmediler, santrada diz çökmeye devam ettiler. Yeryüzünde en fazla konuşması gerekenler susarken sporcuların konuşması, futbolla gurur duymamıza neden dün oldu.

HÜCUMLARIN %80’i KANATLARDAN

Khalifa Stadı’ndaki müsabaka başladıktan sonraysa oyunun kontrolü İngilizlerdeydi çoğunlukta. Özellikle ilk 45’te tek taraflı bir oyun vardı, topla %80 oynadılar, şutlarda 7-0, kornerlerde 4-0, tabelada da 3-0 üstünlük kurup fişi çektiler. İran’ın beşli statik savunmasına karşı İngiltere’nin bu kadar kolay gitmesinin temel oyunu genişletmesi vardı: Hücumların yüzde 80’ini kanatlardan kanatlardan. Ve bekleri Trippier ve Shaw’la oyun enini zorladılar. Son iki büyük turnuvada son dörde kalan İngilizler, Katar’da da ciddi bir katılımcı olacaklarını resmen dün ilan ettiler.

.

Leave a Comment