Güzem Yılmaz – TL’yi değerli tutmanın maliyeti

TCMB geçen sene ”Cari fazla düşünerek tutumu düşürme” söylemini benimsedikten sonra enflasyon yüzde 19,5’den yükselen yüzde 85,5’e, 12 aylık cari açık ise savaşı da tüketen 9 milyar dolardan 40 milyar harcamaya kadar. Bu dönem içerisinde yüzde 19’dan yüzde 9’a inen politika faizi ve eksi yüzde 76’ya gerileyen reel faizin yan etkisi tüketiminde hissedilirken; Etki olağan dışı regülasyonlar ve müdahaleler ile kur sınırlarının sonunda yansıdı. yılbaşından bugüne Türk Lirası dolar karşısında yüzde 30 değer kaybederken, bu süre gökte oynaklık yüzde 50 geriledi ve en önemli ÜFE temelli reel efektif döviz kuru son 10 yıllık ortalamalarının üzerine yükseldi.

Kısacası kur bütün makro kırılganlıklara rağmen reel olarak değer kazandı ve TL oynaması da benzer sona göre düşüş yaşadı. Ekonomistlerin hesaplanmasına göre ise TCMB kuru bu tabloları tutabilmek için rezerv ve ihracatçı dövizlerinin piyasaya sürülmesi da dahil olmak üzere yaklaşık 98 milyar ihracat ihraç gerçekleştirdi.

Peki kuru bu tabloları tutmanın rezerv zararı dışında maliyet ne olacak?

İhracatçılar son dönemde yaşadıklarını kaybedenler kurun ihracat bedellerine ilişkin kaygılar. Bu harekât Eur/Usd paritesindeki düşüş ve AB pazarlarındaki dalgalanma ile çıkmaza yayılırsa, özellikle kar marjı dar olan sektörler bu ziyaretçileri çok hızlı bir şekilde olumsuz etkilemeye başladı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, kurun sanayiciyi birleştirmenin bir seviyede olması gerektiğini söyledi. Bloomberg HT yayınına katılan Gültepe, oluşumlarını koruyabilmek için girdiği noktaları kontrol altına almayı kaydetti. “Enflasyonun izlediği çizgileri kurun bulması gerekiyor.

Öte yandan TCMB son Enflasyon Raporu’nda “Küresel resesyon ihtimalinin çocuklara dış talep üzerinde aşağı yönlü riskleri önceki rapor ölçütleri karşılaştırması fazla daha belirginleştirerek cari işlemlerin görünümü üzerinde risk oluşturduğuna” dikkat çekti. Buna bağlı olarak, aşağıdaki grafikte de görülen önceki rapor dönemiyle karşılaştırma Türkiye ekonomisinin dış talep görünümü görünümü İhracat Ağırlıklı Küresel Büyüme Endeksi 2023 yılı için önemli oranda aşağı yönlü olarak görülüyor.

Cari açık nasıl fonlanacak?

Türkiye swap hariç eksi 60 milyara ulaşan rezervi ve tarihindeki en yüksek net hata noksan rakamları ile cari açığını fonlamaya çalışıyor. Sonuç olarak, kapatılan sermaye hareketlerinden sonra özellikle enerji ithalatı faturasındaki sezonla büyüyen cari açığın finansmanında turizm ile birlikte en önemli kaynak net ihracat. Bununla birlikte TCMB; üretim ve yatırım odaklı politikalar ile cari dengenin düzelmesinin döviz piyasalarındaki gidişatındaki seyrin sürmesine ve yayılmadaki düşüşe götürme katkısını sağlamayı arzulamakta. Buna rağmen ihracata dayalı büyüme modelinin geçmesinden beri büyüme beklentisini ele alma durumunda örneğin bu yıl yüzde 5’lik büyümenin yalnızca 1,5 puanın net ihracattan gelmesi bekleniyor.

Diğer taraf TCMB analizlerine göre son beş yılda Türkiye’nin ihracatının ortalama yüzdesi 94,4’ünü sanayinin oluşturduğu göz önünde, dış talep tarafında yaşanabilecek olumsuz bir şok etkisinin en çok imalat sanayi faaliyetini değerlendiremeyeceği değerlendirilebilir.

Türkiye’de üretimdeki azalma, üçüncü çeyrekte dış talepte görülen yavaşlamanın ihracatta yol açtığı ivme kaybının da katkı sağladığı görülüyor. Yani dış talepteki dalgalanma Türkiye iç pazarı için de büyük bir risk oluşturuyor.

Sonuç olarak seçim yılı olan 2023’e yaklaşırken, bir yandan kur ve tutulmaya, diğer yandan ekonomik soğuma engellenmeye çalışılıyor. Bu güç reel olarak değer kazanan Türk Lirası, alım gücünü artıracağı için ithalatın artmasıyla, marj daraltacağı için de satışın düşüşüyle ​​risk yöneticileri.

Leave a Comment