İhracat kritik virajda – NURULLAH GÜR

Avrupa’daki yavaşlama, yeni ihracat siparişlerini olumsuz etkileyecek. Siparişlerdeki düşüş sonuçları tekstil, gıda, kimya, plastik-kauçuk, demirçelik ürünlerinde kendini gösteriyor. Ama düşüş tüm sektörlere yansımadı

Orta gelir tuzağından kurtulmak ve cari açık problemini çözmek için Türkiye’nin ihracata ihtiyacı var. Son 20 yılda yedi kat artırmayı başardık. Ancak, bu performansın yukarısındaki giderim iki amaca ulaşma yolunda yeterli olmadı. İhracat rakamlarımızın çok fazla dalgalandığı yıllar oldu. Bu dalgalanmayı bazen jeopolitik riskler, bazen de ihracat pazarlarımızdaki ekonomik koşulların tetikledi. İhraç ettiğimiz katma değer ve teknoloji yoğunluğu düzeyini yeterince yukarıya taşımamak da performansımızı yükseltiyor. Bu tip sorunları aşmak için yeni ekonomi modelinin son üretimle birlikte ihracat konuldu.

Türkiye, salgının birinci elde etmesinin ardından ihracatta oldukça iyi bir hedef yaşadı. 250 milyar barajı ilk defa aşıldı. KOBİ’lerin ihracatçı olma durumu yükseldi. Ama son haftalarda kendini iyiden iyiye hissettiren küresel resesyondan rahatsız olması, ihracatta yakaladığımız bu ivmelenmeyi tehdit ediyor. Özellikle Avrupa’daki yavaşlama, yeni ihracat siparişlerini olumsuz etkilemez. Siparişlerdeki düşüş değerleri tekstil, gıda, kimyasal, plastik & kauçuk ürünler, demir, çelik gibi mükemmel kendini gösteriyor. Bu düşüşün tüm sektörlere yayıldığını söyleyemiyoruz. Elektronik, otomotiv, savunma sanayi, iklimlendirme ve çimento gibi sanayi dalları pozitif seyrini koruyor. Bazı sektörler yeni siparişlerde yavaşlama hissetse da ihracatın büyüme hızı halen pozitif. Yılın ilk dokuzunda ihracat yıllık bazda yüzde 17 arttı. TİM’in önden açıkladığı kaynak, ekimden sonraki ılımlı da olsa ihracattaki artışın (yüzde 2.8) devam görülüyor. Yüksek baskı ve yerinde sayan nominal döviz kurundan dolayı TL’nin reel bazda görece daha değerli hale gelmesi de ihracatn performansını olumsuz etkilemiş olabilir. Ancak, reel kurun şu anki yürütme oyuncularını biçimlerde gözlemleyemiyoruz. Gelecek aylarda ihracat performansımız üzerindeki en kullanımdan emin değil, Avrupa’daki ekonomik gidişat olacak.

ÇİN BÜYÜME İÇİNDE GEVŞETİYOR
Çin, 1978-2011 yılları arasında ortalama yüzde 10 oranında büyümüştü. Dünya iktisat haftalarında en etkili üç büyüme performansından bir tanesi. Kimilerine göre en iyisi. O günler artık geride kaldı. 8, 7, 6 derken Çin’de büyüme sağlama son dönemde yüzde 5’e doğru eğilimleri olarak indi. Büyümedeki bu yavaşlama bir yerde normal. Çin artık kişi başına ortalama geliri 100 dolar olan bir ülke değil. 12.500 doların eşiğini aşmış bir ülke var karşımızda. Büyümenin de bir doğal sınırı var. O eski çift haneli büyüme rakamlarını tutturmak eşyanın tabiatına aykırıdır. Ama büyümedeki yavaşlamayı sadece ekonomik gidişatın geldiği seviyeye bağlayamayız. Çin son yıllarda yollara ve konjonktürel yollara bağlı olarak da yavaş ilerliyor. Çin’in alacağına karşı sıfır vaka politikasından vazgeçmemesi ve gayrimenkul mülkünün yaşadığı büyük borç sıkıntısını çözüme kavuşturmaması son aylarda ekonomiyi fazlasıyla yüklüyordu. Öyle ki bu yıl Çin’de büyümenin yüzde 3,5 yaklaşacağı öngörülüyor. Bu, Çin için oldukça cilız bir büyüme oranı. Geçen ay Çin Komünist Partisi Genel Sekreterliği üçüncü kez seçilen Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, sınav ekonomide zorlanmaya başladı. Liderin gölgesine son vermek istemeyen Cinping, büyümeyi yeniden canlandırmak için yukarıdan gidişim iki mevzuda hareketeye gitme kararı aldı. Pekin hükümeti, karantinayı uzatmaya doğru ilk adımları atıyor. Fabrikaların ve dükkanların normal çalışma düzenini ve kapasitelerini tutturabilmesi açısından kritik bir karar.

Pekin yönetimi işleri kötüleşen, borçları zorlanan gayrimenkul sektörüne inatla yardım eli uzatmıyordu. Ancak, bu tutumda da çalıştırma emareleri var. Çinli yöneticiler, gayrimenkul sektörüne rahat nefes almak için kapsamlı bir paket açıkladı. Bu paketin içinde elde kalmış mülklere satış kolaylığı getirmekten konut sahiplerinin vadesi görünen borçlarının ötelenmesine kadar toplam 16 madde var. Bakalım Çin’in bu iki kritik husustaki katı kurallarından vazgeçmesi büyümedeki tıkanıklığa ne kadar bakım olabilir.

.

Leave a Comment