İstiklal mühürlenmiştir, Altılı Masa dağıtılmıştır

İstiklal’deki saldırı teröre günlük resmi senaryoda çizilen rota önceki gece Suriye’de bombalanan hedeflerle ilgili koordinatları da olarak veriyordu. Bombayı “uyuşturucu” kullanıcıne bırakan ve Suriyeli olup olmadığı sürece bile henüz netlik kazanmayan kadının Cerablus’ta devşirildiği, Menbic’de eğitildiği, Afrin/İdlib üzerinden Türkiye’ye ele geçirildiği, saldırı emrinin Kobani’den geldiği, planlama ve koordinasyonun Kamışlı’dan çıktığını söyleyen bir senaryo. Nedense “Menbiç’ten Afrin’e geçmek için Tel Rıfat hattını kullandı” demediler, orayı eksik bırakmışlar. Buna rağmen Tel Rıfat birincil hedef. Gerçi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sıcağı sıcağına Tel Rıfat’ı da Kobani, Kamışlı ve Menbiç ile birlikte sorunları kaynağı olarak sıralamıştı.
Bombacının bağlantılarını coğrafyada ne kadar dolaştırırsan hedef ağını da o kadar büyütürsün! Soruşturmada ola ki Özgür Suriye Ordusu, MHP ya da derinlere doğru seçkin şarkıları çıkarırsa onları da halının altındaki itersin. Kim sorgulayacak ki!

SINIRIN ALTINDAN GELEN BİLANÇO

Milli Savunma Bakanlığı’na göre 19 Kasım’da gece yarısı başlayan Pençe-Kılıç Hava Harekatı ile vurulan yerler Suriye’de Kobani, Tel Rıfat, Cizre ve Derik bölgeleri; Irak’ta Kandil, Asos ve Hakurk dağları. MSB’ye göre “terörü kaynağında yok etme stratejisi” ile barınak, sığınak, mağara, tünel, mühimmat depoları, karargah ve eğitim kamplarından oluşan 89 hedef imha edildi.
Kürt kaynaklarına göre ise Fırat’ın çıktığı Kobani’nin merkezi, kentin ortaya çıkmasıki Miştenur Tepesi, Kobani ormanlığı, Tel Ebyad kırsalında Gazali köyü, Dicle üzerindeki Derik (Malikiye) işletmesi Dakel Bakel Elektrik Santrali ve Karaçok Dağı, Dirbesiye’ye bağlı Dahr el Arab silosu , Ayn İsa’da Hafiyyat el Salem Siloları, Haseke’nin kuzey kırsalında Zirgan’a (Ebu Ressin) bağlı Tel Harmel köyü; Fırat’ın simgesi Halep’in kuzeyinde Tel Rıfat, Deyr Cemal, Menağ (Minnig) Askeri Üssü, Ayn Dakne, Maranaz, Malikiye, Şeyh İsa, Beluniye, Soğana köyleri ve Afrin yöresindeki Şavarga bombalandı.
Vurulan yerler arasında 2018’de Zeytin Dalı Harekatı nedeniyle Afrin’den yola çıkarak Kürtlerin sığındığı köyler de var.
Miştenur’da inşa halindeki çocuk hastanesi yerle bir oldu. Şavarga’da Suriye harekatından 10 asker ölürken 5 asker yaralandı. Tel Harmel’de Suriye ordusu 3 kayıp verdi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre bombardımanda 31 kişi öldü 40 kişi yaralandı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Asayiş’in kayıpları 13. dakikada Karaçok’ta 10’u kaybetti. Suriye ordusu ise Şavarga’da 6, Tel Harmel’de 4, Gazali’de 2 asker kaybetti. Yine Kürt kaynaklarına göre Fırat’ın bıraktığı Afrin Kurtuluş Hareketi 5 mağlubiyet verdi. Ölenlerin gerisi sivil.
ANHA muhabiri İssam el Abdullah Karaçok’ta ölenler arasında. Sterk TV muhabiri Muhammed el Carada da Kobani’de yaralandı.
Suriye resmi haber ajansı SANA “Türk saldırıları sonucunda birkaç asker şehit düştü” demekle yetindi. Suriye devleti genellikle kayıp rakamlarını paylaşmıyor. Ancak Suriyeli kaynaklar 12-13 kayıp rakamlarını yalanlamıyor. 700 kilometreye yayılan geniş bir coğrafyayı sarsan bir misilleme!

DEHŞET İDARESİ

Bombacının rotasına dair senaryoyu yazanlarla, amaçlarının iradelerini sınırlıyor. Ne ezberi bozan bir şey var ne de geleneği. AKP-MHP ortaklığının kendi bekasını kitlelerin ruhlarını beslemede görüyor. Ayrıca Kürtlerle savaş bu yargılamanın kuruluşunun işlevi. Başka bir istikamet bu durumun dağılması anlamında gelir.
Öyle ki, ki seçimler yaklaşırken Cumhur İttifakı, Altılı Masa ve HDP/Kürtler üçgenindeki mevcut denge iktidar kurallarına göre kuralse ya da ekonomiye bakım olarak gökten zembille reçeteleri inmezse benzer operasyonlar tekrarlanacak. Halkı duygusal olarak normalinden saptıran, izlenimlerini belirten, bekayı her şeyi anlatan bir alan bir strateji tekrarlanıyor. Yoksunluk stratejisi! Ancak yeteneklin buna tekraren başvurmak ve sonuç alma yetisinin iç ve dış çerçevesi önemli. Hükümete yakın cihazların operasyonun Suriye hava perdesinin ısıtılmasından yürütüldüğünü bir süredir devam ediyor. Suriye hava sahasına girildiyse hem Rusya hem ABD’nin göz yumduğu sonucu çıkar. Her halükarda iki bölgede da haber çıkışlarını yapmak zor. Bir gün önce ABD’nin Erbil Başkonsolosluğu, Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki askeri harekat düzenlenebileceğine dair haberler nedeniyle kendi vatandaşlarını uyarmıştı. Bu da operasyon bilgisinin Amerikan tarafıyla paylaşıldığını gösteriyor.

İstiklal’deki korkutan sonra sınırlı ve muvakkat hava operasyonuna engel olunması beklenmez. Kırmızı çizgi kuvvetle muhtemel kara harekatı için geçerliliğini koruyor. Ki Kürt tarafı da karadan bir hareketliliğin olmadığı notunu geçiyor.
Sonunda İstiklal’deki bomba önlemlerini ve kullanımlarını buna rıza gösterdi. Bombalı saldırının G20 Zirvesi’nde Erdoğan’ın ikili temaslarda işlerini nasıl kolaylaştırdığını gözlemledik. Endonezya’dayken taziyelerini ileten 97 ülke ve uluslararası bayraklarını kolajlayarak teşekkür etti. Diplomaside de yakıta dönüşen bir şiddet! Uluslararası alanda yaşadığı tecridi Ukrayna savaşından beri kırmış olması, Erdoğan’a el uzatma fırsatı veriyor. Rusya için de ABD için de Erdoğan’la tersleşmenin zamanı değil. AB’den gelen eleştirileri de göstermelik.

ALTILI MASA’NIN HALİ

İçeride de yamalı bohçaya dönen Soylu’nun sözü inandırıcılık sorunu yaşıyordu. TSK’nin birkaç misliyle misillemesi bu sorunu da halletti. Türk askeri haklıdır; sorgulamalar ve şüpheler öldürüldü. Muhalefet de buna teşne. Esasen Erdoğan, Altılı Masa’yı Pençe-Kılıç darbesiyle dağıttı; ‘terör koridoru’ korkusuyla yılların yaptığı gibi yine muhalefeti hizaya soktu. Masanın bağlantısının orada anlamı yok. Bu yakıcı tartışmayı alternatif söylem olarak geliştirme ve barışa yönelik düşünceler getirmek doğal olarak kolay değil. Ama muhalefet rüştünü ancak böyle ispat edebilir. Failleri ve bağlantılarını dönüştürmek için İstiklal saldırısının üzerine gitmek yerine Erdoğan’ın milliyetçiliği kışkırtmaya dayalı oyununa katıldılar.
Erdoğan Türkiye’nin yönetimi mayınlarken de kazanırken, “U” dönüşünde de. Kendi kendine muhalefet ediyor. 2013’ten beri “katil-darbeci” dedi Mısır Devlet Başkanı Abdulfettah Sisi ile dün Doha’da el sıkışırken ne kadar mutluydu. Bozulurken prim, barışırken prim.
Seçime kadar daha ne tür kirli tezgahlar kurulacak ya da nasıl “U” dönüşü elde etmek imkansız.
Şiddet oyununa bir ilave yaparak bitireyim: Bu dehşetin idaresidir ya da paketi idare etme yürütmedir. IŞİD dozu aşımıyla bu stratejiyi “Vahşetin İdaresi” metaforuyla teoriden pratiğe aktarmıştı. Türkiye’de bunun iyi ayarlanmış bir tonu tekrarlanıyor.
Hiçbir güç kısıtlamaları ve ağırlıklarını sürdürdüğü savaşların geri beslemelerinden müstağni değildir. Geri tepme, düşman bellenenler kadar vekalet savaşlarında kullanımlar için de geçerli. Şiddet parasıyla kendi siyasal ve ekonomik çıkarlarını döndürüyorlar. Ne yazık ki gerilim, çatışma ve savaş bütün alanlarındaki anti-demokratik geçişin ana birimleri arasında geldi. Hukuk yok, meclis yok, muhalefet yok. Muhalefet burada sahici bir itiraz geliştiremediği süre boyunca alternatif olma iddiasını yitiriyor.

Leave a Comment