Kanser yendi. Bebeğini yeniden kucağına aldı

İHA’nın haberine göre; İzmir’in Aliağa ilçesinde yaşayan ev hanımı Tülin Gece (39) ile fabrika işçisi Özhan Gece (42) 17 yıl önce dünyaya gelen oğulları Enes ile anne babanın mutluluğunu yaşadığı görüldü. 2015 yılında sağ memesinde eline kitle gelen Tülin Gece’ye koyulan kanser ailelerinin dünyasını yıktığı ifade edildi.

Tülin Gece, bir hafta içinde ameliyata alındı ​​ve kitle temizlendi. Bir ay içinde ikinci ameliyatta lenfleri temizlenen Gece’nin üçüncü ameliyata ise alınmadığı bildirildi. O giriş tahlillerinden temiz çıkan Gece, 2021 yılında hapishanede kaldı. Bu sürpriz hamilelikle sevince boğulan aile, gebeliğin 7. sonunda başlayan kusma, buhar, ardından da baş ağrısı ile ne yapacağını şaşırdığı vurgulandı. Görme sorunu da başlayan Gece, 18 Şubat 2022’de gebeliğinin 35. haftasında sezaryenle doğum yaparak oğlu Ali Rıza’yı kucağına aldığı görüldü. Genç kadın ikinci kez anne görme 9 gün sonra ise beyin tümörü ameliyatı için ameliyat masasına yattı. İki çocuk annesi, metastazların tedavisi için onkoloji uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut’a başvurdu.

Tülin Gecesi’nin genel durumu son derece kötü ve yürüyemeyecek kadar motor çalıştırma da yerinde olmayan, son derece yaygın ağrıları olan, organ işleyişinde ciddi saatlerde olan bir hasta olarak kendisine başvurduğunu görenler Prof. Dr. Karabulut gördüklerini ifade etti:

“Sedye ile çocuğu idame ettiriyordu. Ahlaki son derece bozuktu. O tarihlerde yeni doğmuş bir oğlu vardı ve hayata dair umutları hiç kalmamıştı. Çünkü çok hızlı bozulan bir kliniği olmuştu”

“BU TÜR MUTASYONU OLAN HASTALARDA AKILLI İLAÇLAR ÇOK BAŞARILI SONUÇ VERİYOR”

Tülin Gece’ye 32 yaşında üçlü negatif denilen saldırgan bir meme kanserine uğradığını koyulaştığını ve çok yoğunlaştığını ve radyoterapi tavsiye ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Karabulut şunları ifade etti:

“2021 yılındaki ağrılarından sonra taramasında bir nodül tespit edilmiş ve çalıştırılmıştır. Ancak orada bir kanser bulgusuna rastlanmadı. Aradan belli bir zaman sonra şiddetli baş ağrısı, ağlama, kusma şikayetiyle tetkik edilirken beyinde yaygın metastazlar tespit edilmiş. Radyoterapi alımı alınmıştır. Biz de vücudun diğer alanlarını inceledikten sonra radyolojik değerlendirmelerinde artış, tarama ve kemikte metastaz olduğunu gördük. Böbreğin içinde, tiroid bezinde çok sayıdaki lenf boyutları oldukça yaygın olarak araştırmaya rastladık. Kemoterapi hala önemli bir silah ama her hasta için değil. Hem etkinlik hem yan etki açısından zorluklar olan bir tedavidir. Moleküler onkolojik ilaçlar ve akıllı ilaçlar birçok hastalık grubu için de var. Biz de parçalarıyla başlaması yerine mutasyonun bir kısmını beklemeyi tercih ettik. Bu tür mutasyonu olan akıllı ilaçlar çok başarılı sonuçlar veriyor. Hem yan etkileri çok az hem de etkisine göre 3 kat daha fazla kalıcı ve uzun ömürlü iyileşme sağlayan”

“BİZİM AÇIMIZDAN TAM SAĞLIKLI BİR KADIN”

Akıllı evlerin pahalı olduğunu, Türkiye’ye yeni girdiğini, ruhsatlandırıldığını ancak geri ödemelerinin henüz kesin olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Karabulut, bu tedavi için Sağlık Bakanlığına başvurduklarını ifade etti.

hastanelerin akıllı ilaç tedavisine uygun tespit edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığı ile iletişim geçtiklerini ifade eden Karabulut, “Resmi kanallarla başvuruda bulunduk. Hastamıza sadece günde 1 hap ve kemikleri gözlemlemek için ayda 1 iğneye başladık. Yaşam konforunu bozmayacak iki ilaçla en son çektiğimiz tomografide çok küçük birkaç nokta dışında beyin de dahil olmak üzere vücuttaki tümörün bütünlerin kaybolduğunu gördük. Beyin metastazları ile mücadele ederken yoğun kortizon aldı. Ona bağlı kas gücünde kayıplar oldu ama bunlardan da arınıyor. Günlük hayatı tamamen normal götürebilecek durumda. Bizim açımızdan tam sağlıklı bir kadın” ifadesini kullandı.

“KOŞULSUZ GERİ ÖDEME KONUSUNDA TÜRKİYE İYİ BİR ÜLKE”

Türkiye’nin tüm geri ödeme kurumlarıyla kıyaslandığında birçok alanda Türkiye’nin lideri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karabulut, “Koşulsuz geri ödeme konusunda Türkiye iyi bir ülke. Pahallı ilaçlar olduğu için ulaşabilen hastalara da ulaşamayanlar da oluyor. Tülin, bu konuda bir mesajda olabilir. Bu tür kullanımı çok yüksek olan ürünleri ivedilikle geri ödemeye sokmak lazım. ‘Bir sosyal güvenlik sistemi dünyanın hiçbir yerde bulunmayan her şeyi öder’ diye bir kavram yok. Sağlık kurumunun sürdürülebilir olması gerekir. Yararı düşük ilaca geri ödeme yaparsanız bebeklerimiz kuvöz yapmazsa bu efektif bir geri ödeme olmaz. Ama bu tür ilaçlarda geri ödemeyi uluslararası literatüre uygun şekilde düzenlemek gerekir. Yasal korumalarla bunların korunması gerekir. Hekimler zor durumda kalıyor. Hastaya önermek mi görüşelim mi, yuvalar zor durumda kalıyor. Yasal olarak bir hekimin bu bilgilerini verme yükümlülüğü var. Doktoru en iyi tedaviyi vermekle yükümlü kılan yasalarımız var” diye konuştu.

“BEBEĞİMİ KUCAĞIMA ALAMAYACAĞIM DİYE KORKTUM”

Akıllı ilaç tedavisi sayesinde kalkan kalkan, yanına bakabilir duruma gelen Tülin Gece, rutine gittikleri ve minik oğlu Ali Rıza ile birlikte geldi. İyileşmenin sevincini yaşadığını, saklandığı zamanlarda çok zorlandığını söyleyen Gece, “21 günde bir yerde bulunuyordum. 1 hafta iyi olacağım sonra yatıyordum. Ama akıllı ilacı günde bir kez yerleştiriyorum. Ayaklarımdaki sorunlarım düzeldi. Damar yolu bulmak zor olduğu için akıllı ilaç çok daha iyi. Biz ilaca ulaşabiliyoruz. Bitmeden haber veriyoruz, ulaşıyoruz. Çok pahalı olduğu için devlet karşılaması iyi olur. Umutsuzluğa kapıldığım çok oldu. Bebeğimi kucağıma alamayacağım diye geçiyorum. Ameliyata girdiğim gün alıp alamayacağımdan bakandum. 17 yaşında bir olurlar var ama küçüğün bana çok ihtiyacı vardı. Önce Allah’a sonra doktorlarıma güvendim” diye konuştu.

.

Leave a Comment