Katar’daki kirli oyun

yazar

2022.11.20 09:07

Katar 2022 organizasyonunu nasıl aldı? Her şey 1998 FIFA başkanlık seçimiyle başladı. Oy istekleri, oyunu verenlerin istekleri, paranın gücü, konfor gücü ve koltuk sevdası her şey elde edilebilir ve satılabilir kıldı.

Katar'daki kirli oyun
Oy satın alarak seçildiği iddialarıyla pek çok kulüp Katar için boykot yürütme yaptı.

Abone ol

Google Haberleri

Neoliberal politikaların küresel alana dönüşüp, sermayenin çıkarları üzerinden şekillendirilmesi sonucu, dağılan emek konseptinin yerini yolsuzlukların kurumsallaşmasıyla birlikte, etik ve ahlaki değerlerin bir öneminin kalmaması genel olarak küresel bir öğretiye sahip oldu.

Özellikle, parasını yönetmek üzere seçimle gelen insanlar federasyon ve kulüpler üzerindeki etkileri bu bilgisayardan daha anlaşılır konumlardı! FIFA da bu kapsamda kirlenmeden yararlanan bir kurum olduğu için, alınan kararların gözden geçirilmesi tüm ayrıntıların incelenmesi gerekliliğinin sınırlandırılması hükümetlerin kimliklerinde saklıydı. İşte bu sözleşmenin en temel ilkeleri, FIFA tarafından düzenlenen ve geçenlerde verilen ‘Dünya Kupası’ organizasyonuydu. Rantı kurumsallaşmak için değerleri heba eden FIFA, futbolu ‘meta’ olarak kabul edip, tüm organizasyonu ve yapılanmayı bunun üzerinden pazarladı.

Katar organizasyonuna nasıl geldiğinize dair yazacaklarımın tamamına yakınını, bana göre futbol kirliliği üzerine yazılan en değerli eser olan Andrew Jennings’in ‘Faul’ geçmişlerinden yararlanarak aktaracağım.

Peki, Katar 2022 organizasyonunu nasıl aldı? Her şey 1998 FIFA başkanlık seçimiyle başladı. Oy istekleri, oyunu verenlerin istekleri, paranın gücü, konfor gücü ve koltuk sevdası her şey elde edilebilir ve satılabilir kıldı. Şeytan ayetlerini muhafaza edenlerden ete kemiğe büründü. Süreç Jennings’in görünüşünden kronolojik olarak numaralandırıp sıralamaya gitmesi ki rahat anlaşılsın diye…

1-1998 yılındaki seçim zamanı, Johanson UEFA’dan çıkacağını söylediği 534 bin dolar karşılığı, Blatter işisiz olmasına rağmen, seçim için harcayacağı 300 bin giden paranın nereden karşıladığı muamması her şeyin başlangıcıydı.

2-Bu paranın kaynağına karşılık ‘birkaç ufak sponsor’ olarak nitelendirdiği bütçesinin arkasında Katar’ın çok önemli petrol ve gaz zenginlerinden Mohamed Bin Hammam olduğu ortaya çıktı. Hatta o süreçte Blatter parasının bittiğini ve Hammam yerine Platini’nin nezaket gösterisi faturalarının bir kısmını ödediğini dahi döküyor.

3-Bin Hamam sadece zengin değildi. Aynı zamanda mutlak kral Emir Hamad bin Khalifa’nın yanından geçerken Kurulundaki 35 tutuklu. Ve 1996 yılından beri FIFA kabinesinin üyesiydi.

4-Rüşvet iddiaları havalarda uçuştuğunda Bin Hamman bir açıklama gereğini duydu ve “Bay Blatter’a 1998 seçimlerindeki kampanyasında çok yardım etti; hatta bazılarına göre onun puanı zaferde en büyük yeri ben oynamışım. Herkes masasında otururken biz savaş alanındaydık.”diyerek hem güce hem de masumiyetini pazarladı.

5-1998 yılı seçimleri sırasında, Afrika’nın saygın futbol ve siyasetçisi olan Farah Addo, o dönem Orta ve Doğu Afrika Konfederasyonunun da başkanı olması nedeniyle 12 oyunu yönetme gücüne sahip. İşte o Addo’yu Körfez evlerinde biri arıyor ve Blatter’e oy vermek için 100 bin dolar teklif edilmiş. bazılarının bu işin arkasında Mohamed Bin Hammam’ın olduğunu çalışıyor.

6-Farah Addo seçimden sonra gideceğini “En az 18 Afrikalı yetkilinin, her ne kadar Johansson’u destekleseler de ülkelerin oylarını Blatter taraftarlarına satmışlar.”

7-1998 yılı sonunda Blatter Katar’ın pahalı kampanyasına gereken güvencesi iddiasına karşılık, İsviçreli bir gazeteciyle yüzleştirilirken, bu iddiayı reddedip “Emir bana paketini yalnızca bir kereliğine, Paris’ten Dakar’a giderken verdi.” demiş. Seçim masraflarını da karşıladığını belirtmişti.

8-Jean-Marie Kyss Haiti de bir doktor. Yoksul kadınları muayeneden alınan ve idealist biri. Doktor incelemesinin yanında FIFA kongresine katılmasıyla ilgili açıklamaları anlatır. Tabii Haiti de futbolun önemi ve yıkımları da… 1990’larda ulusal stadyum turnikelerine epeyce para bırakılmış. Önce hükümet bu para federasyondaki takımı ikna ederek çalmayı denemiş. Bunu başaramayınca stadı el koymaya çalışacak. Spor Bakanı polis ve güvenlik görevlileri yollamış.

1998 seçim öncesi, FIFA Haiti’deki Stade Sylvio Cator’a para akıtmaya başladı. Ve işletim sistemi bu para alıcısını kabarmış. Seçim dönemini anlatırken, “1998’de kulüpler arkamdaydı.” demesinin ardından, karanlığın dolandırıcılığıyla ilgili olarak da “Nihayetinde onları hem parlamentoda hem de mahkemede mağlup ettiler. O nedenle de Paris’teki kongreye gitmek için iyi bir zamandı” saptamasında bulunmuştu. Ancak Paris’e gitmek için görevliye gittiğinde, polis ona ülkeden ayrılamayacağını ve bu emirin Spor Bakanlığı tarafından verileceğini söylerler.

Kyss Paris’i arar ve sonunda Jack Warner (!) ile görüşüp gelemeyeceğini Haiti’nin FIFA kongresinde temsil edilemeyeceğini söyler. Jack Warner istedi, cevap verdi. (Jack Warner ve oğlu Daryan ile birlikte FBI operasyonunda ABD’de alınan kişiydi. ama dört yıl sonra, Jenning, Kyss’e Warner’ın anlatımıyla Haiti oyu için vekâlet verildiğini ve oylamayı anlatınca çok şaşırmıştı. Aldatıldığı için kendini kötü hissetmişti.

9-Blatter başarısının mimarlarından Bin Hammam’ı ödüllendirmek için Goal Bürosundaki en önemli görevi yaşadığı. Bin Hamam emrinde 100 milyon dalar vardı ve o sorumluydu. Goal Bürosu, yeni sahalar, yeni bürolar ofisleri isteyenler ulusal derneklerden başvuruları değerlendirmeye alıyordu. Baltter buna “kişiye özel çözümler” gidecek ve gelecek üç yıl boyunca hayır sahibi biri olarak dünyayı dolaşacaktı.

Sanırım Katar süreci burada başlıyordu.

Orta Doğu’daki okul dine dayalı totaliter, cinsiyetçi ve ayrımcı yönetim anlayışını sürdürmek isteyenler üst katmandaki çok zengin devlet yöneticileri, kötü imajlarını temizlemek için sporu bir araç kullanma olarak stratejisini benimseyerek özellikle futbola yatırım yapmaya devam ediyor. PSG, M City ve Newcastle kulüplerini Orta Doğulu zengin şeyhlerin satın alınması bir yerde benzerleri-ülkelerini aklama alanı olarak sporu bir meta olarak kullanmaları anlamlandırmaktadır. Futbolcuların sağlık ve iş güvenliğinin hiçe sayıldığı bu şampiyonanın birlikte oynanmasına bile organizasyonun 5 yıl sonra karar vermesi büyük bir skandaldır. Futbolcular liglerine nasıl verecekler belli değil. Bunun bedelini farkındalık değiller ama kulüpler ücretleri.

Ama Dünya Kupası organizasyonunu almak farklı bir temizlikti… Ve bunun ciddi bedeli vardı! FIFA’nın kirliliği zaten ayyuka çıkmışken, Blatter artık azıyı ele geçirmek için ve özellikle 2006 Dünya Kupası’nı Mandela’ya söz vermeye rağmen, Almanların Avrupa’daki delege gücünden korktuğu için Adete Mandela’yı satarak, kupanın Almanya’ya verilmesini sağlamıştı ki; burada Suudilerin oyunu almak için Almanya’nın 1200 tankavar füzenin satışına onay vermesine rağmen, o dönemki Şansölye ve dört bakan bu konu da eksen yönünü oy vermişlerdi.

Süreci bu hale kadar getiren Blatter ve Jack Warner 2010 yılındaki organizasyonu Güney Afrika’ya vermek için Jack Warner’ın aldığı milyonlarca doların sadece bir kısmını kullanarak işi halletmesi ve geri kalanını şahsi kullanan bataklığın çokça net ortaya koydu. İmaj zorlama zorunluluğu hisseden ülkeler artık bu kirli oyunu yer kapmak istemekteydiler. Temizliği spordan başka hiçbir şey bu kadar kolay ve net sağlayamazdı. 2018 ve 2022 organizasyonlarının 12 yıl belirli bir anda oylanması bu kirliliğin pazarlığını ne hale geldiğinin de sonuydu.

2022 organizasyonuna talip olan ülkelerden Katar, Japonya, ABD, Avusturalya ve Güney Kore finali kalmışlardı. Organizasyonun Katar’a dağıtımının ortaya çıkarılması çıkan iddiaların en belirgini 8 Afrikalı delegenin 1,5 milyon avro bilgilerinin oylarının Katar’ın olası kullanımlarıydı. 2022 yılındaki oylama sonucunda ortaya çıkan iddialara karşılık, 1998 yılında Blatter’in başkanı çıkması için Farah Addo’nun seçimden sonra yaptığı açıklama akıllara geliyor. “En az 18 Afrikalı yetkilinin, her ne kadar Johansson’u destekleseler de ülkelerinin oylarını Blatter taraftarlarına satmışlar.”

Modern köleliğin mevcut olduğu Katar’da, stat inşaat yapımları sırasında 6 bin 500 işçinin ölmesi ülkede nasıl bir sistemi ve baskının olduğunu net ortay ortaya koyuyor. İşin kötü tarafı; her kesin bunu bilmesine rağmen İLO ve Uluslararası Af Örgütü dışında kimse bu konu hakkında kaygı taşıyacağı da yoktu-olmadı da zaten. 2015 yılında FBI tarafından yürütülen soruşturmayı yürüten, İsviçre Adalet bakanlığının yürüttüğü soruşturmada suçlamaların ana nedeniyse, FIFA’nın çok büyük müzakereleri onayladığı 2018 Rusya ve 2022 Katar organizasyonlarının kaçışlarını kabul eden sürecin kara para aklamasıydı. Bu iddiaların yanı sıra FIFA’nın 20 yıldır Dünya Kupası yayın hakları ve pazarlanmasında yaklaşık 100 milyon sevkiyat yapılıyor bir sürü sürüyor ve ABD bankaları üzerinden para transferleri yapılıyor iddiadu.

İsviçre Federal Adalet Bürosu’nun sorguya göre anlatımına göre 9 kişi, 2010 yılında 2018 ve 2022 Dünya Kupası’nın düzenleyeceği liglerde karar veren Yürütme Kurulu’nun üyelerindeki 10 kişilik listede Jeffrey Webb, Eduardo Li, Eugenio Figuredo, Jack Warner (!), Julio Rocha, Costas Takas, Rafael Esquivel, Jose Maria Marin ve Nicolas Leoz suçlamaların yöneltildiği kişiler arasında yer alıyor.Aynı zamanda Spor pazarlama şirketi yetkilileri Alejandro Burzaco, Aaron Davidson, Jose Margulies, Hugo Jinkis ve Mariano Jinkis’de zanlılar arasında.

Bu kirli oyunu Diego Maradona ile bitirelim: “FIFA sözcüsü soruşturmasını kendilerinden istediklerini söylüyor. Bu büyük bir yalan. Skandala tamamen hazırlıksız yakalandılar. FIFA’nın futboldan nefret edeceğine. Şeffaf tarafsızlıktan değerlendirmeler. Artık bu yalanlara bir oğul verin. Blatter’i yeniden başkan seçmek için lüks konaklamaları organize etmekten vazgeçin. Elinizdeki parayı rüşvet için öğrendiğia Afrika’da futbol oynamak isteyen çocuklar için harcamanın”

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

.

Leave a Comment