Toksik bir ilişki… – Son Dakika Magazin Haberleri

class=”medyanet-inline-adv”>

Savaş Özbey:

Ben beklemiyordum, şaşırdım. Çünkü Wanda Yenge öyle alengirli bir portre ki hem Türkiye’yi hem Arjantin’i hem de İtalya’yı parmağında çevirmeye devam edecek diye yürütüyorum. Yine de “vardır bir almak” diye şerh düşmek istiyorum.

Orkun Ün: Geç bile kaldılar boşanmakta. Ama bakın kesinlikle toksik bir ilişkiymiş bu. Ve hazırlıklar kolay kolay kopamazlar kurdu. Öyle git-gel, görüş-görüşme birkaç yıl daha devam eder bu tarihi sarmaşık ilişkisi.

Onur Baştürk: Bekliyorum ya da beklemiyordum diyemem ama İstanbul ilişkileri için gerekli tutkal olamamış demek ki. Ofsayta düşmüşler!

Ömür Gedik: Icardi’nin elindeki jelibonlarla attığı “Seni özlüyorum” story’sini anlamaya çalışıyorum ben şu anda. Bu ilişkinin gelgiti çok olur gibi görünüyor.

Toksik bir ilişki...

class=”medyanet-inline-adv”>

Thor’a artık Tarık diyelim
Oyuncu Dilan Çiçek Deniz ile İzlandalı sevgili sevgilisi Thor Saevarsson’un bir mekanda yaşadıkları küllük kırmalı kıskançlık krizine ne diyorsunuz? Yeni film Burak Deniz’le çekilen aşk sahnesinden kaynaklanmış olabilir mi bu tartışma?

Toksik bir ilişki...

Savaş Özbey:

İşi hanedanlık olan kişinin film sahnesinden kıskançlık çıkaracağını düşünmek bile istemiyor. Hava bölümünden, sudan parçalar buraya gelen bir tuhaf oluyor. Adam Nabokov’dan; “Lolita”dan alıntılarla doğum günü kutlamaları, yakında elde tespih, ayakkabının topuğuna basarsa şaşmam.

Orkun Ün: Tam Türk tipi kavga tam! İşin garibi İzlandalıyı ne ara bu hale getirdik? Kıskançlık krizlerine nasıl girdi bu adam? Herkes ayrılır, hiçbir ayrılığa şaşırmam ama söz konusu bir İzlandalının kıskançlığı olursa hayret ederim. Ettim de.

Onur Baştürk: Yani İzlandalı Thor da Türk erkeği gibi oldu ya pes! Havasından mı suyundan mı, memlekete ayak basan her yabancı hızla “buralı” oluyor. Thor’a artık Tarık diyelim bence.

class=”medyanet-inline-adv”>

Ömür Gedik: Kıskançlığın Türkü, İzlandalısı olduğunu da bu Konsey’de kaydetti. Adamın İzlandalı olması ne değişiklikler arkadaşlar? Robot mu sahibi? Burada sorgu teklenecek şey aynı kadının sevgilisinin tedavisine müdahale etmesi olabilir. Ki o bile sorgulanmaz bence. Sevmek kıskanmaktır da aynı zamanda.

Batılı bir kafada
Takipçiye göre oyuncu seçme tartışmasına Engin Altan Düzyatan da katıldı; “Dünya buraya doğru ilerliyor” dedi. Takipçi sayısı bir kriter mi olabilir? Düzyatan yeni imajıyla da çok konuşuldu bu hafta, yorumlarınıza bakın…

Toksik bir ilişki...

Orkun Ün: Doğru değil takipçiyi görerek oyuncu seçiyor ama Engin Altan haklı olarak, maalesef dünya buraya doğru ilerliyor. Herkesin popüler olanı kapmanın, sosyal medyadan etkileşim almanın peşinde. Ben Engin Altan Düzyatan’ın imajını da sevdim. Yaş almanın verdiği ‘cool’luk diyorum, hatta kendime de öyle bir yaş almanı kutluyorum.

class=”medyanet-inline-adv”>

Onur Baştürk: Dünya buraya doğru ilerlemiyor. Hangi ülkede takipçilere göre seçiliyormuş ki? Acaba hangi güneş sisteminden dünyadan bahsediliyor?

Savaş Özbey: Tek ölçü doğal takipçi sayısı olamaz ama “Bir kriter midir?” diye sorarsanız, insanların o kişiye yönelik, merakını gösteren ölçütlerden biri olabilir. Engin Altan Düzyatan’ın imajına gelince… Son derece Batılı bir kafada. Bölümler Brad Pitt gibi, Keanu Reeves gibi yaşlanmayla, kırılmayla, kırışmayla ilgili bir sorun yok, hatta bunun tadını çıkarıyor. Brad Pitt’in bizimkiler kadar parası mı yok da botoks yaptırmıyor? Tebrik ediyorum.

Ömür Gedik: Haklı. Eğer festival film yapmazsan, ana akıma hitap eden popüler film ya da dizi dikkat eden kullanıcı medya gücüne de, diğer kriterler göz ardı edilmeden, tabii ki bakacaksın. Takipçi sayısı hem tanıtım hem de izlenmeye olumlu etki ediyor çünkü. Görüntülerine gelince… Kötü olmadı. Brad Pitt’in kırışıklarıyla ilgili sorunun olmadığını söylüyorsun Savaş ama Pitt’in kendi cilt bakım serisini çıkardığını da bastırmak istiyorum.

class=”medyanet-inline-adv”>

En doğal hakkı
Zeynep Bastık’ın alışverişi sırasında bir düşmanla fotoğraf çekmeyi reddetmesi sosyal medyanın mülküne oturuyor. Sanatçı, her şartta ve anda fotoğraf için hazır ve nazır mı olmalı?

Toksik bir ilişki...

Onur Baştürk: Ünlü kişinin de insan olabileceği bencil taraftarların asla geçmeyeceği tahmin ediliyor. İnsana her an poz vermek istemeyebilir, en doğal hak bu. Hayranların hiç empati yeteneği yok.

Savaş Özbey: Bir sanatçının hayranlarını tabii ki hoş tutması gerekir ama böyle bir şey mümkün mü? Belki o bir acelesi var, belki bir eşyası bozuk… Her dakika, her saniye PR yolcusuyla dolaşmasını beklemek gereksiz.

class=”medyanet-inline-adv”>

Ömür Gedik: Herkes ona fotoğraf çekmek için uygun olmayabilir. Ama ben ünlülerin mümkün olduğunca hayranlarını kırmaması gerektiğini düşünüyorum. Zeynep’in mutlaka geçerli bir kurumu vardır, onun da hayranını kırmak istemeyeceğini düşünüyorum.

Orkun Ün: Her gün gülücük mü dağıtacak insanlar? Hep neşeyle mi dolaşacak? Ünlü diye her fotoğraf çekme talebini kabul etmek mi zorundayım? Oldu olacak bir düğme olsun, basınca fotoğraf ve video çekmeye hazır hale getirmek hemen. Ne istiyorsun?

Demokratik polis
adaletli oylama
Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nde nihai sonuçlarında jüri geçen pazar topladı. Siz de jüridesiniz. Toplantıdan en çok ne kaldı?

Toksik bir ilişki...

Ömür Gedik: Altın Kelebek jüri toplantılarını her yıl iple çekiyorum. ekip olarak birbirinden değerli ünlüler ve sektör ebeveynleri ile bir araya gelip, demokratik bir savaş, hak yemeden, endüstrinin her alanını enine boyuna masaya yatırıyoruz. Simge, Ersay (Üner), Onur ve ben pazar sabahı uyumadan geldiğimiz toplantıda anlık cin gibi olduysak, bu, ortamın yüksek enerjisini açıklıyor gibi.

Savaş Özbey: Jüri üyeleri Faruk Bayhan, Nevra Serezli ve Erol Evgin’in görüşlerini paylaşırken ne kadar uyumlu ve terbiyeli davrandıkları… Güngörmüşlükten mi, eğitim düzeyinden mi yetişkinler ama biz sonraki kuşak jüri üyeleri için uyum kursuna gidiyorlar.

Onur Baştürk: En iyi kadın şarkıcı adayları arasındaki çekişme ve en iyi şarkı alanındaki kapışma en çok birlikte kaldı. Bir de Ersay Üner’in “Burada neler olup bittiğini çok merak ediyorum, geldiğime değdi” sözleri.

Orkun Ün: Müthiş bir iç rahatlaması yaşamak ben. Ünlülerden oluşan jüri üyelerimiz ne güzel sözler söyledi. Demokratik bir tartışma ortamı oluğunu, adayları hep beraber belirleme deneyimleri yaşadıkları için keyifle anlattılar. Bir de zorlu kategoriler elbette kaldı. Karar verilemeyen, “Kime oy ayetim” sorularının kafamızda yaptığımız anlar…

Ne yaparsan yap
kendin için yap!
Yine Merve Boluğur, yine bir hayal parçaları… Mert Aydın’la boşanıyor oyuncu. Yakın arkadaşınız olsanız kendisine ne söylersiniz?

Toksik bir ilişki...

Onur Baştürk: “Sevgili Merve, bence aşırı renkli bir hayat var, festival gibisin ama ben çok yoruldum, sağda inebilir miyim?” derdim.

Orkun Ün: Tek söz söylerdim: “Artık yakın arkadaşım, hattaarkadaşım değilsin.”

Ömür Gedik: Ben seviyorum sıra dışı, biraz deli kadınlarla arkadaş olmayı. Merve de eğlencelidir değerlendirme. Arkadaşı olsam bu ayrılık döneminde önce gezerdik, eğlendirdik. Daha sonra odaklanmayı tavsiye ederdim.

Savaş Özbey: Kesinlikle şunu söylerdim: Ne yapacağının yap, kendin için yap. Mesaj kaygısıyla, “desinler” diye yaptığın her şey elinde kalıyor

fazla gösterişli
İşkadını Burcu Özüyaman ile Lübnanlı büyümek Rachad Ghandour’un İstanbul’da 2 gün 2 gece süren 4 milyon doğum düğünlerini takip edebildiniz mi? Gösterişli düğüne yorumlarınızı yapın…

Toksik bir ilişki...

Orkun Ün: Fazla gösterişli geldi bana. İçinden “Ne gerek vardı bu kadarına?” diye bağırmak. Sonra da düşündüm. Dedim ki; showiş yapma yedi insan da vardır, karışır, sana ne!

Ömür Gedik: Mutluluklar selamlar. Nikâh şekerlerinden bir miktar bağışı bizim HAÇİKO Derneği’ne ya da herhangi bir başka STK’ya bağışlasalar ne güzel olurdu.

Savaş Özbey: Bir yanda semazenler, diğer yanda fıkır fıkır dans katılımcıları; en az Orta Doğu kadar havada karışık bir düğündü bence. Göz okşamayı göz kamaştırmaya, zarafeti şatafata tercih ederim. İyi ki tanışmıyoruz, davetli olsam gitmekle gitmemek arasında bocalarım.

Onur Baştürk: Gözüm yandı bu saçma şatafattan! Bir düğüne bu kadar para harcamak görgüsüzlüğün en coşmuş hali.

.

Leave a Comment